scorecardresearch

Uzman Dr Soner Çakmak intihar vakalarını değerlendirdi

203 izlenme
KategoriHaber
Eklenme Tarihi 3 yıl önce
DilTürkçe
Açıklama
Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi Pisikiyatri Anabilim Dalı Uzmanı Soner Çakmak, sık intiharların görüldüğü ayların Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları olduğunu söyledi
Yaz aylarında intihar vakaları artıyor
Bayram BULUT
ADANA- Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi Pisikiyatri Anabilim Dalı Uzmanı Dr. Soner Çakmak, yapılan istatistiklerde intiharların en çok ilkbahar ve yaz aylarında gerçekleştiğini söyledi.
Adana’da bir hafta içerisinde değişik yaş guruplarından toplam 6 kişi intihar etti. Yaşanan bu intiharları İlkhaber Gazetesi olarak sizin için araştırdık. Konula ilgili rastladığımız sonuçların ise korkutucu boyutlarda olduğu görüldü. Dünya sağlık örgütü verilerine göre 2000 yılında tüm dünyada yaklaşık Bir Milyon kişinin intihar sonucu kendi yaşamına son verdiği ileri sürülüyor. Yine istatistikte her 40 saniyede 1 kişi intihar ettiği, her 3 saniyede ise bir kişinin de intihar girişiminde bulunduğu savunuldu. Dünya intihar istatistiklerine göre Türkiye’nin 66. Sırada yer aldığı ve intihar artış sayısının da yüzde 50 oranlarında arttığı iddiası yer alıyor.
EN SIK GÖRÜLEN AYLAR HANGİLERİ?
Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi Pisikiyatri Anabilim Dalı Uzmanı Soner Çakmak, sorularımızı yanıtladı. Çakmak, intihar vakalarında ilkbahar ve yaz aylarında artış yaşandığını savundu. Devlet İstatistik Enstitüsünün 19881 ve91 yılları arasındaki 10 yıllık intihar istatistiklerinin incelendiğinde sırayla en sık intiharların görüldüğü ayların Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları olduğunu savunan Çakmak, boşanmış ve eşi ölmüş kişilerin daha yüksek intihar riski taşıdığını vurguladı.
İNTİHARIN MEVSİMSEL İLİŞKİSİ
Yaz aylarının başlarında daha çok intiharların yaşandığını gördüklerini belirten Çakmak, “Yani istatistikler bize bunu gösteriyor. Mevsimin tabi tam olarak etkisi var mı diye bir şey diyemeyiz ama intihar nedenleri olarak bunu da söyleyebiliriz. İntiharın mevsimsel bir ilişkisi var. Yaşanan intiharlar ekonomik sebeplere, sosyal stres faktörlerine bağlı intiharlar olarak lanse edildi. Aslında biz intiharları 3 e ayırıyoruz. 3 tür intihar şekli var. Birincisi Egoİstik intiharlardır. Kişinin sosyal iletişiminin zayıflaması ve ya bir hastalık depresyon geçirmesi ve bir başka pisikiatrist rahatsızlığa neden olarak sosyal iletişimden koparak hastanın hayata son vermesidir. Buna biz Egoistlik intiharlar diyoruz. Bir ikincisi de Alturistik intiharlar var. Bunlar toplumsal değer yargıları ile yapılan intiharlardır. “ dedi.
SON DÖNEMDEKİ İNTİHARLAR “ANOMİK “ İNTİHAR ŞEKLİ
Üçüncü tür intihar şeklinin ise son dönemdeki intihar vakalarını işaret ettiğini dele getiren Çakmak, “3 intihar şekli Anomik intihar şeklidir. Son zamanlarda daha çok rastladığımız intihar vakaları, bu guruba giriyor. Bu gurupta insanlar sosyal stres faktörleri yaşıyor. İletişimi zayıflıyor. Stresle başa çıkamıyor. Başa çıkabilme becerileri geliştiremiyor. Daha önce yaşadığı bu sorunları stresleri tolare edemiyor. Dolayısıyla böyle davranış şekli sergiliyor. Hepsinde genellikle stres faktörü ile çıkan intiharlar oluşuyor. Nedenleri ani iş kaybı, sosyal statü kaybıdır. İntiharları bu tür açıdan değerlendirmek lazım. İntiharın birçok etkeni var. Biz sadece bu anomik intihardır diyemiyoruz. Birçok etkenin bir arada olması bu intiharların gerçekleşmesine neden oluyor. “ diye konuştu.
İNTİHARIN BİRDEN ÇOK ETKENİ VAR
Çakmak, intiharın birçok etkeninin olabileceğini dile getirerek, “İntiharın nedenlerine baktığımız zaman pisikolojik etkenler var, sosyolojik, pisikiatrist, kültürel, dini, genetik, ekonomik etkenler var. Her bir intiharı, bu etkenlerin birleşiminde değerlendirmek lazım. Bu intiharın sebebi şu stres faktörüdür diyip basite indirgemek doğru bir yaklaşım değildir. O nedenle bunları irdelemek lazım. Bunların sosyal kültürel nedeni nedir. Yapılan araştırmalarda en ilkel toplumlarda bile intihar faktörü meydana gelmiştir. Dinlerin ortaya çıkması ile intiharlar da bir düşüş yaşanmıştır. “Allah’ın verdiği canı Allah alır” diye dinlerdeki bakış acısı var. Dinin bakış açısı intiharlarda büyük azalmalara neden olmuştur. Savaş ortamlarında intiharların azaldığını, ekonomik sorunlarda intiharların arttığını görüyorsunuz. İnsanın kendini ve başkasını öldürme davranışı aslında bir dürtüdür. Savaş ortamlarında başkalarını öldürme dürtünüzü bir nevi bastırıyorsunuz, dolayısıyla intihar riski düşüyor. Ama ekonomik açıdan sıkıntı yaşadığında tam tersi oluyor. Sosyo ekonomik düzeyi yüksek olan toplumlarda bireylerde intihar vakalarını daha fazla bulursunuz. Sosyo ekonomik durumu kötü oldan toplumlarda ise cinayeti daha fazla görürsünüz. Bu dürtüyü tatmin için kişiler ya cinayet ya kendini öldürme. “ şeklinde konuştu.
İNTİHAR ÖĞRENİLEN BİR DAVRANIŞ
İntiharın öğrenilen bir davranış olduğunu belirten Çakmak, eğitim seviyesi arttıkça kişinin saldırganlık dürtüsünü kendisine, az olunca da dışarıya yönelttiğini kaydetti. Daha önce bir intihar olayı gören insanın diğer kişilere göre intihara meyilinin daha çok olacağını vurgulayan Çakmak, “Stres faktörleri ile başa çıkma yolları öğrenilmiş davranışları, yani mesela bir insan daha önce bir intihar olayı gördüyse bir travmaya mağruz kalmıştır. Bu insanın diğer insanlara göre intihar etme eğilimi daha yüksektir. Ailesinde intihar vakası olan kişi de intihar öğrenilmiş bir davranış haline geliyor. Yani stresle karşılaştığı zaman başa çıkamadığında buda o stresten kurtulmanın bir yolu olarak görülüyor ve öğreniyor. Daha sonraki yaşamında bu tür streslerle karşılaştığında bu davranışı sergileyebiliyor. Bir görüşte insanın doğasında aslında kendini öldürme dürtüsü yok. İnsan zaten yaşamaya programlanmıştır. Sevdiklerini kaybı veya sevdiklerine aynı anda duyduğu nefreti kendisine yansıtarak intihara kadar gidebiliyor.” dedi.
TELEVİZYONLARDAN UZAK TUTULMALI
Televizyonlarda yayınlanan intihar haberleri ve intihar içerikli filmlerin çocukluk ve ergenlik dönemindeki insanlara olumsuz yansıdığını anlatan Çakmak, “Çocukluk ergenlik döneminde bu tür görüntüler etkileyecek intihar faktörüne yönlendirecek ve hayatı olumsuz gösterecektir. Buda depresyona neden olacaktır. Medya’da yapılan haberlerde bu intihar faktörlerine neden olmaktadır. Bu tür içerikli görüntüleri konuşmaları bu kişilerden uzak tutulması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.
ESKİDEN RAĞBET GÖRMEZDİ
Dr. Soner Çakmak, geçmiş yıllara oranla depresyona giren, strese dayanma gücü azalan kişi sayısında bir artış yaşandığını belirti. Dr. Soner Çakmak, eskiden pisikiyatriye başvurmanın çok rağbet gören bir durum olmadığını kaydetti. Ancak son dönemlerde anksiyete yaşayan hasta sayısında bir artış olduğunu kaydeden Dr. Çakmak, “Buda tabiî ki şunu getiriyor beraberinde. İnsanlar değişim dönemlerinde toplumsal konularla baş etmekte zorluk çekiyor. Hayatın kötü taraflarının olduğu kadar iyi taraflarının da olduğunu onlara göstermemiz gerekiyor. Bu nedenle bizim yaklaşımlarımız bu şekilde oluyor hasta sayısında. “ dedi.
KADINLARDA İNTİHAR GİRİŞİMİ DAHAFAZLA
Kadınların intihar davranışlarının daha fazla olduğuna dikkat çeken Dr. Soner Çakmak, “Yaş ortalaması daha çok her yaş gurubunda görüyoruz. Cinsiyet acısından bir fark var diyebiliriz. Bayan intihar davranışları yani intihar eğilimleri olan hasta sayısında daha fazla. Kadınlarda artış var erkeklere göre . Fakat intiharların İntihar sonucu ölen nüfusa baktığınız zaman bunun tam tersi çıkıyor. Kız intihar eden erkek sayısında artış yaşandığı görülüyor. Erkekler daha tamamlayıcı intihar girişimlerinde bulunuyorlar. Bayanlar daha çok intihar olaylarında birkaç intihar girişimi gerçekleştiriyorlar. Bunlardan ilki bir uyarıdır. İntihar girişimi diğer insanlara verilen bir uyarıdır. Artık ben dayanamıyorum. Bu işin içinden çıkamıyorum mesajıdır. Bunu iyi değerlendirmek lazım. Her yaş gurubundan geliyorlar. “ diye konuştu.
HANGİ YAŞLARDA İNTİHAR VAKALARI DAHA ÇOK
Daha ciddi intihar eğilimlerinin ileri yaşlarda ve ergen erişkinliğe yeni atılmış yaşlarda görüldüğünü işaret eden Dr. Soner Çakmak, “Özellikle bu yaş guruplarında intihar olaylarını biz daha detaylı inceliyoruz. Çünkü bunların tamamlanma ölümle sonuçlanma miktarı çok daha yüksektir. Aileler ne yapmalı. İntihar girişimi içine giren veya intihar davranışı olan insanlar birtakım duygularla belli olur. Eğer biraz uyanık olursak, onları daha anlamaya çalışır bu intihar edebilir şüphesini oluşturabilirsek tabiî ki yardımcı olma ihtimalimiz daha çok artıyor. Bu kişiler günlük hayatlarında değişiklikler yapmaya başlıyorlar. Bir bakıyorsunuz eşyalarını dağıtıyorlar. Bir bakıyorsunuz eşyalarını topluyorlar. Farklı davranışlar sergilemeye başlıyorlar. Çok fazla ölümle intiharla ilgilenmeyen bir kişi bir bakıyorsunuz intiharla ilgilenmeye başlıyor. İntiharlarla ilgili konuşmaya başlıyor. Ailesinde ölmüş veya intihar etmiş olan insanlar onların ölüm yıl dönümlerinde çok hassas oluyorlar. Bu dönemlere dikkat etmek gerekiyor. Bu dönemlerde intiharlarda bir artış görünüyorsa bu bir ipucudur. Bu gibi şeylere dikkat etmemiz lazım. Rutin akışın dışında yapılan bir şey varsa bu bize delil olabilir. “ şeklinde konuştu.