scorecardresearch

Suriyeliler'de Şark Çıbanı şüphesi

77 izlenme
KategoriHaber
Eklenme Tarihi 2 yıl önce
DilTürkçe
Açıklama
ÖZEL HABER

Bayram BULUT
Adana’nın Yüreğir İlçesi’nde bulunan bazı Suriyeli çocuklarda bulaşıcı hastalık olan Şark Çıbanı şüphesine rastlandı. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Adana Şube Başkanı Doktor Tekin Müjde çocukların tedavi olmamaları durumunda hastalığın sinekler aracılığı ile diğer insanlara bulaşabileceğini ileri sürdü.
Suriye’de ki iç savaştan kaçarak Türkiye’ye sığındılar. Parası olanlar kendilerine evler tutarak yaşamaya başladılar. Kimileri ise kurulan çadır kentlere yerleştiler. Ama bazıları var ki ne ev tutabildi, ne de çadır kentlere yerleşe bildi. Çadır kentler yerine şahsa ait boş arazilere derme çatma çadırlar kurarak hayatlarını idame etmeye çalışan Suriyeli mültecileri sizler için araştırdık. Bir günümüzü Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Adana Şube Başkanı Doktor Tekin Müjde ve Yüreğir İlçesi Bahçelievler Mahallesi Muhtarı Ufuk Mangtay ile çadırları dolaşarak geçirdik. Yaşanan dramı yerinde gözlemledik. Yüreğir İlçesi’nin Bahçelievler ve Yeşil Bağlar Mahalleleri’nde yaklaşık 15 Bin Suriyelinin kaldığı çadırların yanlarına vardığımızda doktorun geldiğini duyan mülteciler birden yanımıza gelerek etrafımızı sardı. Hastalıklarını tek tek Doktor Tekin Müjde’ye anlattılar. Doktorun kendileri ile ilgilenmesinden memnun olan Suriyelilerin mutlulukları gözlerinden okundu.
10 KİŞİLİK ÇADIRDA YENİ DOĞMUŞ BEBEK
Suriyelilerin yaşadıkları yerlerin adeta bataklığı andırdığı görüldü. Çamur içindeki alanda bata çıka yürüyen Suriyelilerin büyük bir bölümünün de hasta ya da hamile oldukları objektiflerimize yansıdı. Hamile olan kadınların doktor kontrolünden hiç geçmediği iddia edilirken, ziyaretimiz esnasında bir kadının çadırda doğum yapması da dikkatlerden kaçmadı. İsmi Bozan Muhammet ve Sedika Wahsan olan çiftin bir erkek çocuğu derme çatma yapılmış bir çadırda dünyaya geldi. Yeni doğan çocuğun ismini Nidal koyuldu. Yeni doğan çocuğun içinde bulunduğu çadırda ise 10 kişi yaşıyor. Yeni doğan bir bebeğin çamur içindeki çadırda ve 10 kişi ile birlikte nasıl sağlıklı yaşayacağı ise akıllarda soru işareti oluşturuyor. Aile’nin Nidal’in doğumunu kutlamak için çadır önünde aldıkları borç para ile tatlı dağıtması ise dikkatlerden kaçmadı.
SAĞLIK DURUMU ŞİMDİLİK İYİ
Doktor Tekin Müjde, yeni doğan çocuğu ve annesini muayene etti. Şimdilik sağlık durumlarında bir sorun olmayan aile ile doktorun konuşmalarında ilginç diyaloglar yaşandı. Doktorun, “hamilelik esnasında hiç doktora gittin mi” sorusuna yeni doğum yapan kadın Sadika Wahsan, “hayır hiç gitmedim.” diye cevap verdi. Doktor Tekin Müjde, “ Türkiye’de bulunan bir Suriyeli çadırında bir insanlık ayıbı ile karşı karşıya kalmaktayız. Yaklaşık 2 saat önce bu çadırda gözlerini dünyaya açmış bir bebekle beraberiz şuan. Biz Sağlıkçılar ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak bu tablodan utanıyoruz. Yetkilileri burada yaşam mücadelesi veren insanlarımız için göreve davet ediyoruz. Çocukların beraberinde getirdikleri, çocuk felci, kızamık veya suçiçeği gibi bir hastalık varsa, bu şu demek oluyor. Bizim çocuklarımızda tehlike altındalar. Bu kadının gebelik boyunca hiçbir kontrolü ve aşısı yapılmamıştır. Bizler yetkilileri insanlık adına buradaki mültecilere sahip çıkmaya davet ediyoruz.”dedi.
TENEKELERDE YEMEK PİŞİRİLİYOR
Roska Jasim Slayt isimli 8,5 aylık hamile kadın ise kendisini görmeye gelen doktora hamileliği boyunca hiçbir kontrolden gelmediğini söyledi. Yapılan uzun ziyaretlerde Suriyelilerin toprak üzerine koydukları bir tahta parçasını mutfak olarak kullandıkları, tenekelerde ise yemek pişirdikleri objektiflerimize yansıdı.
2 KARDEŞTE ŞARK ÇİBANI ÇIKTI
Doktor Tekin Müjde, 9 aylık Hüseyin Bedir ve 1.5 yaşındaki Mura Bedir kardeşlerde Şark Çıbanı denen bulaşıcı hastalığın olduğunu söyledi. Müjde, “Bu bölgede uzun süredir rastlamadığımız muhtemelen Şark Çıbanı denilen iki vakayla karşılaştık. Tabi ki kesin bir şey söyleyemeyiz. Tetkiklerin yapılması lazım. Bu büyük bir sağlık sorunu demektir. Daha fazla çocuklara yayılmaması için biran evvel tedavilerinin yapılması lazım. Aksi takdirde diğer çocuklara da bulaşabilir. Oradan da bizim çocuklarımıza geçebilir. Bulaşıcı bir hastalıktır. Şöyle, çocuktan çocuğa bulaşmaktan çok “Çeçe sineği” ile bulaşan bir hastalıktır. Çevredeki binalarda çadırlarda yaşayabilir bu sinek. Tetkik yapılmasının ardından bütün çevredeki binaların, çadırların ve ahırların kısa sürede ilaçlanması gerekir. Eğer böyle bir önlem alınmazsa çevredeki bütün insanlar, çocuklar risk altında olur.” şeklinde konuştu.
ÇOK SAYIDA GEBE VAR
Suriyeli kadınların bir bölümünün hamile olduğunu ve hamilelikleri süresince hiçbir doktor kontrolü ve tetkikten geçmediğini anlatan, Müjde, “Burada çok sayıda gebe kadın var. Kimileri 6 ay önce, kimileri ise yeni gelmişler. Ancak hiçbirinin burada aşıları olmamış. Doktor kontrolünden geçmemişler. Buraya gelmeden önce Suriye’de de hiçbir tahlillerini yaptırmamışlar. Kendi imkanları ile hayata tutunmaya çalışıyorlar. Kendi imkanları ile doğumlarını yapıyorlar. Kendi içlerindeki yaşlı teyzelere ebelere doğumlarını yaptırıyorlar. Suriyelilerin durumları gerçekten içimizi acıtmakta. Her bir çadırda en az 10 - 12 kişinin yaşadığı bir ortam var. Bulundukları çadır hemen yanında bir foseptik çukuru açıp ihtiyaçlarını orada gidermekteler. Bu foseptik çukuru dolduktan sonra bu çukuru kapatıp, hemen yanında başka bir çukur açıyorlar. Banyo ihtiyaçlarını ise, çadırların içinde plastik leğenlerde gerçekleştirmektedirler.” diye konuştu.
SAĞLIK BİRİMİ KURULMALIDIR
Özelikle Yüreğir Bahçelievler mahallesindeki boş tarlalarda çadır kurup yaşayan Suriyelilerin yaşam şartları ve özellikle sağlık durumlarının içler acısı olduğuna dikkat çeken Müjde, “Bu çadırların içerisinde doğuyorlar, bu çadırların içerisinde gebe kalıyorlar ve Türkiye bu konuda hiçbir önlem almıyor. Burada hiçbir çocuğun aşılı olmadığını görüyoruz. Kadınların gebelik süresince kontrollerinin olmadığını görüyoruz. Takibi olmayan gebeler sağlıksız şartlarda doğum yapıyor. Aşısız çocuklar, hem burada yaşayanlar hem de Türkiye halkı için tehlike taşıyorlar. Çünkü buradan çıkacak bir çocuk felci bir kızamık yada biraz önce gördüğümüz gibi bir Şark Çıbanı büyük bir tehlike arz etmektedir. Yetkililerin buraya ivedilikle müdahale edip, önlem alması gerekmektedir. Bu insanların hepsi biran evvel kayıt altına alınıp, sağlık taramasından geçirilmeli ve bir sağlık birimi burada kurulmalıdır. Bu insanların sağlıklı bir şekilde yaşama tutunmaları sağlanmalıdır. Kaderlerine terk edilmemelidir. Buradaki sorun şöyle burada yaşayan insanlar artık Suriye’nin sorunu. Yeni gelen birçok kişinin burada kaydı yok. Bunların bir suç işlemesi durumunda bunlar nasıp tespit edilecekler. Bu bölgede bulunan bir çok ev silahlanıyor. Kendilerini koruma yolunu bunda görüyorlar.” ifadelerini kullandı.