scorecardresearch

Adana Sofulu çöplüğü yurtdaşları isyan ettirdi

194 izlenme
KategoriHaber
Eklenme Tarihi 3 yıl önce
DilTürkçe
Açıklama
Vatandaşın çöp kokusu isyanı
Bayram BULUT
ADANA Adana’nın Merkez Sarıçam İlçesi’nde bulunan Sofulu çöplüğü çevre halkını koku ve oluşturduğu sineklerden dolayı isyan ettirdi.

Islah edilen çöplük alanı şu an katı atık depolama alanı olarak kullanılıyor. Kullanılan bu alan çevreye yine kötü kokular yaymaya devam ediyor. Bu alanın yanı sıra hemen yanında bulunan alana ise kimliği belirsiz kişiler tarafından çöpler dökülüyor. Dökülen çöplerde birde yanmalar meydana geliyor. Yanma sonucu ağır kokular yayan çöpler hemen çöplüğün yanında bulunan Memur Sen TOKİ sakinleri yaz sıcağında evlerinde kapı pencerelerini kapatmalarına neden oluyor. Çöplüğünün zeminin geçirir olması nedeni ile maddelerin yer altı salarına karışarak tüm Adana’yı kanser riski altında bıraktığı ileri sürülüyor. Yetkili dernekler hala vahşi depolama yöntemi uygulanarak ağır metal içerikli maddelerin toprak altına gömüldüğünden şüpheleniliyor. Çöplüğün bulunduğu Alana Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın müjdesini verdiği stadın, Çukurova Üniversitesinin, lisenin ve TOKİ’nin bulunması ise dikkatlerden kaçmıyor.
Konuyla ilgili Sarıçam Gönüllüleri Derneği, Kentsel Yaşamı Destekleme Derneği, Bölge muhtarları ve halkın katılımı çöplük çevresinde önce bir yürüyüş ardından ise basın açıklaması yapıldı. Sarıçam Gönüllüleri Derneği Başkanı Av. Yusuf Özer, tesis ne kadar modern olursa olsun bu haliyle insan sağlığına ve çevreye zarar vermemesinin mümkün olmadığını belirtti. Bir üniversitenin olduğu, diğerine yer tahsis edildiği, yerleşim yerinde böyle bir projenin yanlış olduğunu söyleyen Özer, tesisin kaldırılması için yetkililere çağrıda bulundu.
Çevre ve Tüketici Koruma Derneği (ÇETKO) Başkanı Dr. Sadun Bölükbaşı çöplüğün kurulduğu zeminin geçirimli olduğunu, bunun yer altı suları kirletebileceğini söyledi. Bölgenin çöp depolama için uygun olmadığını ifade eden Bölükbaşı Tesisin zemini geçirimsiz olan bir yere yapılması gerektiğini belirtti. Çevre Bakanlığı tarafından 2009 yılı itibari ile bölgenin terk edilmesi öngörüsü ile bir raporlama gerçekleştiğini kaydeden Bölükbaşı, “ Dökülmesinin üzerinden 10 yıl geçti. Konu bölge milletvekilleri tarafından mecliste soru önergesi şeklinde dile getirilmişti . Meclisteki soru önergesinde “bölgede çok ciddi yanmalar var, yer altı sularında kirlenme var” şeklinde ifadeler yer aldı. Soru önergesine verilen cevap ise zeminin geçirimli olması sebebi ile gerekli rehabilitasyonun taşınması ve 2009 yılı itibari ile bölgenin terk edilmesi öngörüsü ile bir raporlama gerçekleşti.” diye konuştu.
Bölgenin acilen terk edilmesi gerektiğini kaydeden Bölükbaşı, “Bölge rehabilite edilmelidir. Katı atık bertaraf servisi kurulacaksa da bu bölge üzerinde değil, zemini geçirimli olmayan bir yere yapılmalı. Daha önce vahşi depolama ile yer atına gömülen ağır metal içerikli maddeler yer altı sularına geçiyor. Tabi ki bu yer altı suları da bizim tarımsal alanlarımızı besliyor. Adana yer altı suyunda oluşacak bu kurşun kirliliği, kanserojen bir etki yaratıyor. Ama bu bizler 10 yıllar sonra fark ediyoruz. Burada yanma mevcut. Depolama alanının etrafı çiftlerle çevrilmiş. Ardından alanın dışını da çöplük dökülmeye başlanmış. Bu alanda yanma meydana geldiği görülüyor. Buradaki yanmanın riski şudur. Sadece kokusu ve dumanı değil plastik yanması kanserojen riski çıkartır. Biz bunu soluduğumuzda direk kanserojen maddeyi alırız. Yetkililerin bu konuda daha hassas daha duyarlı olmalarını istiyoruz. Bu tesisi buradan daha uygun bir yere taşınmasını istiyoruz.” dedi.

Adana Bisiklet Topluluğu adına konuşan İzzet Altınsoy ise kent genelinde bisiklet turları düzenledikleri ancak bu alana gelemediklerini belirtti. Alanın aşırı koku yaydığını anlatan Altınsoy, bu nedenle arkadaşlarımızla bu alanı bisiklet için tercih etmiyoruz” ifadelerini kullandı.
Cennet Tutar isimli vatandaş, kokudan kapı pencere açamadıklarını söyledi. Yine bu alanın yüzünden aşırı sinek oluştuğunu belirten Tutar, “Eve misafirlerinin geliyor. Onlara mahcup duruma düşüyoruz. Bütün çevreye koku yayılıyor.” şeklinde konuştu.
Zamanının çoğunu evde geçiren Saniye Biçer, yazın sıcağında kokudan pencereleri açamadıklarını söyledi. Biçer, “Yazın sıcağında sürekli pencerelerimiz kapalı kalıyor. Ben Gazipaşa’da oturdum Adana’nın en güzel mahallesi, ancak bu koku oraya kadar geliyordu. Buraya tıbbi atıklarda atılıyor. “dedi.

Sabah baş ağrısı ile uyandıklarını anlatan Selahattin Kılıç, her gün sinekleri kovmak için mücadele ettiklerini belirterek kokudan dolayı misafir bile kabul edemediklerini dile getirdi. Kılıç, “karasinek oluşuyor. Günümüz kokuyu ve sinekleri evden uzaklaştırmak için uğraşıyoruz.” dedi.
Sinek ve kokudan dolayı mağdur olduklarını dile getiren Tugay Can, “Küçük çocuğun var onu kötü etkiliyor. İstifa ediyor, sık sık hasta oluyor. Baş ağrısı yapıyor. Uyuyamıyor. Sinekten kokudan çok rahatsızız. Buna bir çözüm bulunmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Maddi durumu kötü olan bir komşusunun durumunu anlatan Gönül Usta ise, “komşumun maddi durumu iyi değil. Camlarını elek yapamıyor. Sinekten çocuğu yemek yiyemiyor. Çocuğu sürekli ağlıyor. Kadın ne yapacağını şaşırmış durumda” dedi.
Fatma Demirtaş isimli vatandaş ise şu ifadelere yer verdi, “O kadar karasinek var ki, camları bile açamıyoruz evin içine doluyorlar. Doğru düzgün yemek yiyemiyoruz. Elimizde havlular peçeteler sürekli sinek kovalıyoruz.”